| GT250R gücünü 249 cc hacmindeki
DOCH (üstten çift eksantrikli)
“V-Twin” çift silindirli motordan
alıyor. “V-Twin” motorun karakteri,
özellikle motosiklet kullanmaya
yeni başlayanlar için çok uygun: V-motorlar, yapıları
gereği düşük devirlerde sıralı motorlardan daha
çok tork üretiyorlar. Alt devirlerde açığa çıkan
tork dalgası, gündelik kullanıma, kolayca erişebilen
güç olarak yansıyor. Böylece devir ibresini kırmızı
çizgilere dayamadan da gücü fazlasıyla hissetmek
mümkün oluyor. Üstelik çekiş, 2008’de eklenen yakıt
enjeksiyonu sayesinde artık daha da pürüzsüz.
Motorun yolda sergilediği performansa geçmeden
önce, göz alıcı tasarım hakkında birkaç şey
söylemek gerekiyor: GT250R’nin, dizaynıyla 250 cc
kategorisine yeni bir soluk getirdiği kesin. Çeyrek
litrelikler 80 ve 90’lı yıllarda özellikle Avrupa’da çok
popüler motosikletlerdi. Ancak o yıllardan sonra
yalnızca mekanik değişiklikler ile güncellendiler
ve tasarımları oldukça eskidi. Oysa S&T Motors,
GT250R modeli ile 2000’lerin tasarım imgelerini
yeniden biraraya getirmeyi başarıyor: Motosiklet
önden bakıldığında bir Ducati 749’u, arkadan ise
bir Suzuki GSX-R’ı çağrıştırıyor. Modern tasarım
sadece plastikler parçalarla da sınırlı kalmamış.
Gösterge paneli incelendiğinde analog devir
saatine bir LCD ekranın eşlik ettiği görülüyor. Ekran
üzerinden hız, kilometre, saat ve yakıt seviyesi
gibi bilgilere an be an ulaşmak mümkün. 2008’de
devir ibresinin değiştiğini fark ediyoruz. Kalın bir
kibrit çöpüne benzeyen eski ibre, yerini kıymık
inceliğinde bir yenisine bırakmış. Bu, kulağa küçük
bir ayrıntı gibi gelebilir, fakat motosiklet kullanırken
gözümüzün her 7-10 saniyede bir gösterge paneline
takıldığı düşünüldüğünde, sevindirici bir değişiklik
olduğu anlaşılıyor. Anlaşılan S&T Motors büyük
küçük demeden tüm detaylara gereken özeni
gösteriyor. Bunun bir diğer kanıtı da enjeksiyonlu
motosikletlerin, şeffaf sinyal lambalarına sahip
olmaları (Sinyaller 2007 ve öncesinde turuncu
renkteydi).
S&T Kanuni, tasarımıyla olduğu kadar zengin
donanım paketiyle de dikkat çekiyor. Bundan
birkaç yıl öncesine kadar ters çatal, çift disk – çift
piston kaliperli ön fren sistemi, üç farklı pozisyonda
ayarlanabilen ayaklıklar, 2’ye 1 son susturucu ve
iki parçalı sele gibi ekipmanlara sahip bir 250’liğin
hayalini bile kuramazdık. Oysa GT250R tüm bu
kaliteli parçaları, 8.785 TL gibi makul bir fiyat
etiketiyle kullanıcısına sunmayı başarıyor. Modelin
geçen yıl yakaladığı satış rakamları da elde edilen
başarıyı ispatlıyor: GT250R, geçen senenin 500 cc
ve altında “En çok satan motosiklet”i olarak, listenin
zirvesinde yer alıyor.
Satış grafikleri veya teknik tablolar GT250R’den
yana olabilir. Ancak yeni motorun artı ve eksilerini
yapacağımız test ortaya çıkaracak. Motor çalıştığında
Harley ve Ducati’lerle ün kazanan V-motor nedir
“duyuyorsunuz”. GT250R, tiz çığlıklar atmadan da
yarış motoru olunabileceğini gösteriyor. Ülkemizde
V-tip motorlar pek yaygın olmadığı için, çift silindirin
sesine alışmanız biraz zaman alabilir. Ancak motorun
standart egzozuyla bile farklı ve tok bir tınısı var.
Test ettiğimiz tam karenajlı R versiyonu,
öne yatık oturuş pozisyonuyla yarış
motorlarından farksız. Zaten alçak
siperliğin arkasına saklanabilmek için
de, böyle olması gerekiyor. Ancak
sürüş sırasında sırtınızı dik tutmanız
mümkün ve bu uzun mesafeleri de
yorulmadan kat edebileceğiniz anlamına
geliyor (yine de konfordan ödün
vermeyenlere, yüksek gidonlarıyla
GT250 Comet modeli önerilebilir).
Sürüşün ilk kilometreleri motorun
4.000 ile 10.000 d/dk aralığında tam
performans sergilediğini gösteriyor.
Önerimiz (çok gerekli haller
dışında) vitesleri torkun zirveye ulaştığı
7.000 d/dk civarında değiştirmeniz. Bu
sayede kesintisiz çekiş elde etmenin
yanı sıra, 17 litrelik depodaki yakıtı
da optimum şekilde kullanabilirsiniz.
GT250R testimiz süresince 100
km’de ortalama 4.8 litre yakıt tüketti.
Dolayısıyla bir depo ile yaklaşık 350
- 400 km yol alınabiliyor. Vites kutusu,
performanslı sürüşler de dahil olmak
üzere hiçbir sorun çıkarmadı. Vites
geçişleri belirgin ve vites oranları
gayet iyi ayarlanmış. GT250R, test
süresince fren performansı ve yol tutuş
özellikleriyle de göz doldurdu. Şasi ve
süspansiyonlar her koşulda görevlerini
eksiksiz olarak yerine getirdiler. Sonuç
olarak GT250R’nin ideal bir başlangıç
motoru ve ekonomik bir ulaşım aracı
olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.
Görünen o ki, fiyat/kalite açısından
bakıldığında, S&T Kanuni diğer
üreticilerin dahil olmayı başaramadığı
bir kategoride hala tek başına... |